6 Kasım 2007 Salı

SMS

Short Message Service (Kısa Mesaj Servisi)

Bundan fazla değil 10 yıl önce ileride sana SMS yollarım oradan haberleşiriz, ya da "Ahmet'in Cebini bana SMS olarak atsana" deseydik, kaç soru işaretiyle bakarlardı suratımıza. Adı da ilginç ESEMES. SEMESE'de denmiyor merete. İngilizce kısaltması kullanılıyor.

Ben bazen çok anlamsız buluyorum, 160 karaktere sıkışmış, anlatılmaya çalışılan sevgiler, problemler, buluşmalar ne bilim tek mesaja sıkıştırılmış hayatlar gibi geliyor.

Bu sms'in bir de gizlisi var, ileri tarihlisi var.... düşünüyorum da hayatımızda böyle birşey olmasaydı kendimizi 160 karaktere sıkıştırır mıydık yoksa yayarak rahat rahat konuşur muyduk?

Tabiki SMS dili, anlık mesajlaşma jargonlarınıda içermektedir. ":)" gülümserim. ":(" üzülürüm gibi basit anlaşılır karakterlerle yaşamını idame etmektedir.

Neyse geldi, kullandık, alıştık, devam ediyoruz.

12 Eylül 2007 Çarşamba

Umitsiz 12 dEv Adam

Bu kadar beter bir oyun oynayan, oynatan bir milli takım görmemiştim. 12 Dev Adammış. Hadi be ordan.... 1.Hidayet NBA'de oynuyor, 2. M.Okur NBA'da oynuyor, 3.E.İlyasova NBA'de oynadı, 4. E.Atsür NBA'de oynadı. 5.S.Erden NBA seçmelerine gidecek. Kaya, Ermal, ...... neyse bu kadar ismi saymak bile istemiyorum.

2 ay boyunca natrenman yaptılar. Ne yaptılar! Bir HİÇ!......
EuroBasket07'de diğer takımlara baksanız onlarda da bir şey yok ve biz istediğimiz sonuçları alamadık. Herkese teşekkürler terledikleri için "1 maç kazandilar".....

Hido, Okur oyunu bozmuş... Ulan tanyeli (Tanyeviç) ne iş yapar..... Adamlar bozuyorsa oturtutrursun kenarda akılları başlarına gelene kadar bak bakalım o zaman neler oluyor.
Malubiyet ile başladık malubiyetle bitirdik.

21, 17, 30, 15, 9 ... bu rakamlar Lost'taki rakamlar değil. Bunlar kaybettiğimiz maçlarda yediğimiz farklar. Hiç bir maç başbaşa bitmemiş. Ne bileyim 2 sayı 3 sayı 4 sayı farkla bitirsek tamam ama neredeyse hepsi 10 sayının üstünde farklarla bitmiş.

Neymiş 2010'a hazırlıkmış ... Ulan bu sene ne olacak? Zırt pırt oyuncu değiştir, oyun kurma, sinirden zayıf ol. Bence Tanyeli yaşlandı ve yaşlılık belirtilerinden bencillik ve kafasına göre iş yapma zamanı gelmiş. Artık onu bırakıp, yerli bir koç ile bu takımı daha iyi yerlere getirmek mümkün.

28 Ağustos 2007 Salı

Lite


Flash Lite Sunumu


From: scottjanousek, 3 months ago





Vermont Flash Kullanıcı Grubu için 2005 yılında yayımlanmış bir sunum.

13 Ağustos 2007 Pazartesi

Macaristan(Hungary) - Çek Cumhuriyeti(Czech Republic) - Slovakya(Slovakia) - Avusturya(Austria)

4 country and 4 capital cities. It was awesome. In this holiday of mine i went to 4 coutry, you can see from the title of this message. It was great becaouse i went with a tour called prontotur(Turkish). The guide was perfect and had good relation with the people.

If i need to compare these four cities, i had to say that the best was Budapest(Budapeşte). Wien was very tidy. Every building has been rebuilt after the second world war. So the history in Wien is nearly 60 years old. There was no crowded streets. Being from İstanbul (living with 15 million people in one city hehehhe) makes you suprised. Bratislava is a place like a summer town. The weather is hot and every girl i saw was awesome. But the girls in Budapest is better than the other cities.

I will include my photos from this holiday but i am waiting for my photos from a fried that i meet in the tour. I recommend everyone to see these contries.

16 Temmuz 2007 Pazartesi

Esmee on youtube

A new star is borned on YouTube. "Esmee" Maybe you never heard about her but she has alot of fans. Just type http://www.youtube.com/ and search for Esmee. While i am writing these i am listening her. Her voice is very cool. You may suprise when you what the videos of her. For example if you want to watch her singing "What goes around" from Justin Timberlake just look at the views part. It may increase.(Views: 6,818,372). The last song she sang is from Natasha Bedingfield "Unwritten".

She also have a personal page on YouTube. You can browse and listen to her. I recommend everybody to listen to her. Young and cool voice. Some songs that i like to listen from her. She can also play piano (I am jelaous about people who can play piano hahahaha).



  • Alicia Keys "How come you dont call me?"

  • Justin Timberlake "What goes around"

  • Mario "Let Me Love You" (Home video)

  • Brandy "Have You Ever" (Home video)

  • Alanis Morissette "Ironic" (Home video)

  • Mary J Blidge "No more drama" (Home video) (This song has samples from Young & The Restless)
Just listen & decide. I bet you will like her.

Kılavuz ve Elektrik bantı

Evet kılavuzun hayatımızdaki yerinin ne kadar önemli olduğunu tekrar gördüm.
(Karga olmamasını dikkat edin yoksa burnunuz boktan kurtulmaz sonrada uyarmadı demeyin yol gösteren anlamında kulanılır fakat dediğim gibi aman dikkat...) hehehehhe .... yine iğne deliğinden ip geçirmek gibi bir deyimi ifa etmeye çalışırken elinizde uygun bir kılavuz varsa pek de zor olmasa gerek. Kılavuz derken borulardan yada bir delikten başka bir deliğe kablo ya da benzeri birşeyler geçirmeye çalışırken kullanılandan bahsediyorum. Daha önceden aldığımız kılavuz yine bu haftasonu hayatımızı kurtardı desem yeridir. Bazen zahmetli oluyor ancak yine de kılavuzluk ediyor :):)

Elektrik bandı ise hem kılavuzla birlikte kullanılabiliniyor hem de kopan ucu tekrar bağlamaya hem de yeni uç yapmaya ya da bir üçlü prizi tekrardan tamir ederken bile kullanılıyor. Pazar akşamı elimizde olmayan nedenlerden dolayı az kalsın işimiz yarıda kalıyordu.(Elimizde olamayn neden dediğim kafamızın fazla çalışmayıp elektrik bandı eksiğimizin olduğunun farkına varamamız ahahaha).... Pazar akşamı tüm elektrikçiler ya da benzeri yerler kapalı oluyor... nöbetçi olanına daha rastlamadım. Ancak yurdum insanının en sevdiğim yönlerinden biri de hala iyi niyetli olanlarının bulunması. Dondurma almaya gittiğim bir bakkala "Abi bu saatte elektrik bandını nerden bularım?"sorusuna "Ben de var buyur al, yarın ben kendime alırım" demsiyle gözlerim parladı. :):):):) ve işimiz yarıda klamadı ve tamamladık. Bu iki alet çok pahalı ya da matah şeyler değil ancak can alaıcı noktalarda insanı kurtarıyor.

3 Temmuz 2007 Salı

Zor olanı başarmak :)

Zor olanı da başardık sonunda hehehee. Evvelki hafta Ouz ilk zoru başardı. Çekici kırdı. :) Eeee ne var bunda diyecekseniz. Çekiç kıran bir çok insan duymuş ya da görmüşsünüzdür. Ancak bu sefer sapını değil, çekicin demir başını kırdı. Dökme demir olan kısmını. İlk başta elinde gördüm kırık parçayı ama konduramadım, "Bir insan bu kadar mı .yı olur" diye hehehehehe. İkinci bir çekiç almaya gittiğimizde satıcıya "Arkadaş çekici kırdı ama sapını değil. Yeni bir çekiç alabilir miyiz?" dediğimde satıcı maşallah bir çekiç verdiki sanki içinden "Bunu zor kırar" der gibiydi. Haahahahahha




İkinci başarı hikayesinin kahramanı ise benim. Benim başarı hikayem ise demir levhayı matkapla delmek. Eeee ne varki bunda matkapla demir zaten delinir!!!!! Tabiki demiri ahşap delmek için kullanılan bir matkap ucu ile delerseniz ve bunun farkına sonra varırsanız neden bu kadar zorlandığınızı anlarsınız. İşin komik kısmı ben delme işlemine başlayıp birinci deliği zar zor da olsa deldikten sonra matkap ucunun eridiğini gördüm ve Ouz'a "Abi bu uçlar eriyor sen ne olur olmaz yeni demir için uç al" dedim ve Ouz geldikten sonra demir matkap ucunun bizim kullandığımız uç olmadığını öğrendiğimde kollarımda derman kalmamıştı. Bu arada bilmeyen vardır (ya da bizim gibi başına güneş geçmiş olan vardır) diye uçları resim olarak ekliyeyim hehehhe.... Arada bir ben de bakar, unutmam :):):)




28 Haziran 2007 Perşembe

Deve bayıltan sıcakları

Evet nasılsınız ya da nasılım diye soracak olursam bu günlerde gelecek tek cevap "SICAAAAAAAAAAAAAAK" hem de çok sıcak. Afrika kıtasına yakın olmak bu kadar kötü olmasa derdim ama öyleymiş. Keşke arada Akdeniz değil Antartika kıtası olsaydı da bu kadar sıcak olmasaydı diyorum. Soğuk su ile alınan duşlar, tüketilen günlük su miktarında artışlar, şapka takmaya başlayanlar, gölgelerde yürüyenler artmaya başladı. Bu kişilerin arasına beni de koyun.

Şirkette bina içinde sigara içilmesi yasaklandı. Evet kabul ediyorum artık sigara içmek öldürür, öldürür ancak dolaylı yoldan :) Bu sıcaklarda sigara içmek için bunaltıcı bir hava çıkmak adamı öldürüyooooooor. Bari özürlüler, hamileler için 2 günlük izin verdiler bize de içerde sigara içme izni verselerdi ne güzel olurdu.

Daha yazın başında bu kadar sıcak olursa Temmuz ve Ağustos da bizi neler bekliyor bakalım, bakalım, baka kalalım... Neyse bol klimalı ortamlar diliyorum.

20 Haziran 2007 Çarşamba

Yeğens



Walla şu hayatta en güzel duygulardan biri de Dayı olmak... Derler ya "Dayımısın lan". Evet ben bir dayıyım :):).... benim dayının ufaklıkları da bana Dayı derler. Ablamın ufaklığı daha tam konuşamıyor... Ah bir konuşsa zaten ağzından Dayı kelimesinden başka bir şey çıkmaz heralde ... fotograları da ekleyeyim de ne demek istediğimi anlayın.

İkili olanlar dayımın ufaklıkları. Küçük olan Ece (adını ben koydum), Büyük olan Damla (dünya da ilk gördüğü akrabası benim), tekli olan ablamın ki Bade(sürekli gülen bir surat)..... işin güzeli dayı olunca özlüyorsun, görüyorsun, sonra kafa şişirdiler mi analarına ya da babalarına satabiliyorsun ehehehehheee......

wire (lıs)


Evet artik alistigimiz bir kavram oldu wireless (kablosuz) ... ilk olarak caktirmadan kablosuz ev telefonlari cikti. Artik tuvalette mutfakta rahat rahat konusur olduk. Sonra cep telefon u olarak haytimiza girdi. Artik birilerine ulasmak ya da birilerinin bize ulasmasi icin kablolara gereksinimimiz kalmadi. Hepsinden sonra bilgisayarlar tasinabilir olmaya basladi. Madem tasiniyor neden aga baglanmasin. Cep telefonlarini da aga baglayalim derken is cigirindan cikti. Eskiden koylerde dolasirken ( pek dolasmisligim yok ama tahmin edebiliyorum.) tezek kokusu sarardi etrafimizi, simdi wireless aglar baglantilar sardi. Kokulari olsa tahminim tezek kokusundan daha agir bir koku olurdu. Yerel aglar, bluetooth'lar derken manyetik dalgalar arasinda yuzmeye basladik. En son cikan teknolojilerden biri de (cikali bayagi oluyor) Upnp (Universal Plug and Play) (Uluslararasi tak ve calistir)... neredeyse annelerimizin duduklu tencerelerini de UPnP ile balayip uzaktan erisecegiz.\

Butun bunlarin disinda wirelıs olalim derken ne kadar cok wire(kablo) tasidigimizin farkina bile varamadik. Cep telefonu sarj kablosu, data kablosu, notebook sarj kablosu, telefon kablosu, eternet kablosu (aman lazim olur bi tane usb kablosu olsun belki lazim olur deriz). Yanimizda ne kadar kablosuz alet edevat varsa o kadar da kablosu var, bu meretler havayla calimiyor (simdilik :) ) .....

Simdi bunu okuyan da diyecek ki sen hic kullanmiyo musun? Tabiki kullaniyorum. Evde notebooklar hatta pc bile wirelıs bagli. Telefonumu da bu aga eklemeyi planliyorum boylece gprs kullanimi olmayacak ve telefonum daki (N91 8GB hehehe bi arkadasim telefonumu boyle tanimlamamdan pek hoslanmiyor ehehhehe) resim muzik ve videolari kablosuz ya da yavas olan bluetooth ile gondermeme gerek kalmayacak.....

Simdilik bu kadar.

NOT: Sakalli ayi formatindan ciktim... Lazer epilasyon ise yariyormus daha ilk seans ta fark etti. Bakalim 2. 3. (daha kac seans olacak eheuheue) sonunda ne olacak.

NOT2: Lost 3. sezon finalinden sonra 1 - 2 hafta etrafimda yorumlar oldu. Simdi kesildi. Ya herkes yeni sezonu beklyir ya da adamalar oyle bir sezon finali yaptilar ki deli gibi soru isaretleryle herkesi susturdu :):)

19 Haziran 2007 Salı

Telefon modelleri ve ben :)

Normal işlerimin arasında yeni telefonların GPRS ve MMS ayarlarını kontrol etme (ayarlama işlemleri ve ayarlar sonunda gprs bağlantısı oluyor mu? mms gidiyor mu? geliyor mu? gibi) işlemlerini de gerçekleştiriyorum. Bu konuda hiç taraf tutmadan en kolay ve en anlaşılır telefon modeli nokia'lar geliyor. Symbian telefon olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrılıyor. (Bu sadece gprs ile ayarlar ile ilgili yoksa Series 60, 40 ya da versiyon 2.0, 2.1, 3.0, 3.1 diye devam ediyor bu ayrı bir konu başlığı olabilir). Bunların dışında kalan telefonlarda ayarlar her seferinde değişiyor. Hatta ayar değişikliklerini geçin bir telefon modelinde Kullanıcı adı sonrakinde Oturum adı gibi hiç bir zaman birbirini tutmayan Türkçeleştirmeler oluyor. Neyse nokia'dan sonra kolaylık ericsoon'larda oluyor. motorola pek kolay olmayıp wap ya da web tarayıcısı (modelden modele değişiyor) her zaman pek kullanışlı olmuyor. Nokia ya da ericsson telefonların güzel özelliklerinden biri de telefon ayarlarının OTA(On The Air) şeklinde size gönderebilmesi. Tabiki bununda hataları olmuyor değil. Neyse biraz GSM biraz telefon bilgisi bu kadar yeter. Galiba bu aralar bir çok telefon modeliyle uğraşmam bu konuda biraz yazmama neden oldu? Sorusu olan? ya da katkıda bulunmak isteyen?

:):)

18 Haziran 2007 Pazartesi

Yuzduk yuzduk kuyruguna geldik.


Evet sonunda islerin son kisimlarina yaklastik. Yavas yavas sistemi oturtmaya, donanimlari takmaya basladik. Evet ne diyor bu diyecekseniz gibime geliyor. Gectigimiz cumartesi gunu Oguz'un canini disine taktigi bir gun olarak tarihe gecti. Kurulumun basindan sonuna kadar kablolama, beton delme, elektrik hatti baglama, catiya cikma vb. butun islerde delilier gibi calismis armagan olarak amele yaniklari olmustur. (Ben mi? Malesef isimden dolayi Cuma ve Cumartesi egitime katilmak zorundaydim ama gelin gorun ki aklim Gebze'deydi). Buradan da Oguz'a yine tesekkur ediyorum. Bloga ara vermemin sebebi vakit yetmezligi ya da ne olacak acaba diye dusunmemden kaynaklaniyor. (acaba isler zamaninda yetisecek mi yoksa sarpami saracak)

Isler disinda uzun zamandan beri ne sinemaya gittim ne de indirip seyrettim. Ama dun aksam hem kafa dagitmak hem de kendimizi odullendirmek icin Karayip korsanlari filmine gittik. Cok rahatlatici oldu. Elimizde M&M cikolatalar ve gorsel olarak tatmin eden, konu olarak bizleri gulduren bir filmdi. 4.cusu gelir mi ancak isteseler bu filminde 4.su, 5.si cekilebilir.

Size kurulumdan sonra cekilmis bir fotograf.

8 Haziran 2007 Cuma

Gunun sonu :)

Bugun normal bir Cuma gunuydu. Farkli olarak Maslak'ta toplantimiz vardi. Isin guzelligi eve varis suremdi. Yaklasik 15 dakika :).... Ikitellide ki yerimizden yeni (Ece Plaza) yerimize gidince bu surede eve gelmek ve ise gitmek (Istanbul gibi bir sehirde) super olacak. Dun aksamki gec yatisim yuzunden eve geldikten sonra koltukta sizmisim yarin Kocaeli'ne gidecegimiz icin Oguz geldi. Beraber yemege cikalim dedik. Ne yesek ne yesek derken aklima evin cok yakininda (Evden asagiya inip yolun karsinda 2 dakikalik bir yurume mesafesinde) Sultanahmet koftecisini gordugum aklima geldi. Gittik... bekledigimiz standartlarin disinda bir kofteciydi. Raki, bira ve calgilar esliginde yemegimizi yedik. Supper bir hizmet. Ayrica servis elemanlarinin bayan olmasi ayri bir guzellik. Fiyat olarak cok da pahali degil. Burayi kesfetmek iyi oldu. Neyse yarin (buyuk ihtimalle aksam yazarim) gorusuruz. Bakalim kablo kanali acma isimizde neler olacak :):)

Not: Machintosh'tan kaynaklanan karakter kisitlamasi yuzunden Turkce karakter
kullanamadim :)

Not 2 : Lazer epilasyon yuzunden sakal trasi olamiyorum. Insallah bu kadar sakal uzatma ve kasintiya deger. Bu aralar karsiniza konusan bir ayi cikarsa korkup kacmayin O benim :)

7 Haziran 2007 Perşembe

N.. bitirdin bizi :)




Evet gece saat 00:44 biz(Oğuz ve Ben) artık baymış durumdayız. Üzerinde çalıştığımız projenin teslimine 2 haftadan daha kısa bir süre kaldı. Bitiririz diye umuyorum. Bakalım projenin teslim tarihinde neler yazacağım ya da bu yazdıklarımı gülerek okuyacağım. İşte size bir kaç foto..... :):)
MTV'de SO 90's programında TLC çıktı. Yine eskiler aklıma geldi Aaliyah ve Left Eye gibi.... neyse Kanye West bu düşünceleri dağıttı biraz. Şimdilik bu kadar .... bugün gündüz devam ederim..

Blog dünyasına ben de girdim sonunda.....


Bugün itibarıyla ben de blog dünyasına adım attım. Bir sürü blog mlog etrafta var derken ben neden duruyorum dedim. Bi de resim ekleyelim dedim. Merak eden olur :):)
Aklıma gelmişken; blogları bu kadar çok incelememe ve araştırmama esin kaynağı (kendi işleri yüzünden blogları araştırdık) olan Kurtuluş'a da teşekkür etmek lazım...