24 Haziran 2017 Cumartesi

Aşil tendonu kopması - Tecrübelerim

Selamlar ve bunu okuyan kişilere de geçmiş olsun.

Hayat bazen insanlara kötü sürprizler yapabiliyor, biraz yavaş ol ya da dur bakalım dinlenmen lazım diyor. 1 Mayıs 2017 tarihinde arkadaşlar arasında basketbol oynarken maçın sonuna doğru normal koşma hızında iken bir anda bir ses duydum. "Paaaaat" sol kulağımın dibinde sanki birisi kese kağıdı patlatmıştı, hemen aynı saniye içinde arkadaşlardan biri sol topuğuma pis burunla tekme atmıştı. Kendimi yere attım ve arkama baktığımda kimse yoktu. Ayak bileğime baktığımda topuğumun üstündeki katlanan deri içeri kaçmış ve büzüşmüştü, o an başka arkadaşlardan duyduğum Aşil Tendonu kopması aklıma geldi ve beyninde 6 ay kelimesi dolanmaya başladı. Herkes ne oldu, bileğin mi burkuldu, iyi misin derken. "Ayakkabımı çıkarmaya yardım eder misiniz?" dedim. Ayakkabı ve çorap çıktığında herkes irkilip bir adım geri kaçtı. Görüntü pek iç açıcı değildi. İşin ilginç yanı ağrı da yoktu. İlk başta ayağımı bilekten oynatmaya çalıştım, yukarı (fleks hareketi) geliyor, ancak aşağıya (point hareketi) olmuyordu. Ayak parmaklarımı oynatabiliyordum.

Hemen ambulans ile hastaneye gittik. Önce devlet hastanesi, acil kalabalık ve doktorlar da işleri başlarından aşkındı. Bir doktor geldi (ortopedist değilim dedi) bir iki hareket yaptırdı, oynattı derken aşil kopmuş dedi. Ameliyat edilmesi lazım diyerek hemşirelere ameliyathanenin durumunu sordu. Sanırım ameliyathanede görevli birisi "Daha yeni tendon ameliyatı yaptık, bir tane daha mı olacak?" diye serzenişte bulundu :). Benimle beraber gelen arkadaşlardan biri buradan çıkıp özel bir hastaneye gidelim önerisinde bulundu. (Çalıştığım firmanın özel sağlık sigortasının faydalarını burada görmüş oldum). Özel hastaneye gittiğimizde (Acıbadem Fulya Hastanesi) röntgen ve MR çekildi (MR'ı sigorta firması için çekildiğini belirtti doktor). Ertesi gün, toplamda 12 saat geçmeden ameliyat oldum. Narkoz'dan ayıldıktan sonra doktor geldi ve kopmanın topuk kısmından olduğunu, tendonu vida ile kemiğe yerleştirdiklerini söyledi. Ayrıca sol topuğumda çıkıntı olduğunu, kopma olayının bu ayakta olmasının normal olduğunu söyledi. Sol topuğumda bulunan çıkıntıyı da törpülediğini belirtti. Bu zamana kadar sol ayağımla ilgili hiç problem ya da ağrı sızı olmadığını, çıkıntının da farkında olmadığını söyledim. Ameliyat sonrası ayağımı amerikan alçıya almışlar, kendime geldiğimde gördüm. Ameliyat sonrası biraz ağrı sızı oldu ama serum ile verilen ağrı kesiciler yardımcı oldu. Ameliyat yaramın kapanmadan üstüne basamayacağımı söyledi.

2 gün sonra taburcu oldum. Haftada 2 defa pansuman yaptırıyordum. Amerikan alçının kolaylığı sadece ayağın altını ve kalfa kadar olan bölgeyi arkadan destekleyip bileğin hareket etmesini engelliyor. Benim problemim yaranın kapanmaması şeklinde oldu. Ameliyat sonrası 2 hafta sonra 1 kere ayağımda amerikan alçı varken kullandığım baston kaydı ve sol ayağımın üstüne düşecek gibi oldum ancak tam düşmeden kurtardım. Ama darbeden kurtulamadım. Çok büyük bir darbe olmadı, ufak bir kanama hatta sulanma oldu. Sonraki gittiğim kontrollerde bu yaranın kapanmaması durumunda tekrar yarayı kapatmak için bir ameliyat olabilirsin denildi.

Bir kaç hafta daha geçmişti (tam olarak 1 ay 6 gün sonra) evde salonun ortasında yine sol değnek kaydı (yerde ıslaklık ya da benzeri bir durum yoktu). Bu sefer tam üstüne düştüm ve hissettiğim acı gerçekten çok fazla oldu. Bunun sebeplerinden biri de ayağımda Walker ya da Alçı olmamasıydı. Walker kullanıyordum ancak evde iken ameliyat yarası hava alsın daha çabuk iyileşsin diye çıkartıyordum. Lavaboya ya da mutfağa çıplak ayak ile gidip geliyordum. Hemen buz tedavisi, hastaneyi aramalar derken ertesi gün kontrolümün olduğunu belirttim. Hastaneden de o zaman ameliyatınızı yapan hekim ile ertesi gün görüşürsünüz dediler. Ağrı kesici almadım, hafif sancı vardı ama sancılar artar, ayakta şişme ya da morarma olursa hastaneye gelin dediler. Bütün gece stresten uyku haram oldu. Ertesi gün kontrole gittiğimde yaranın düşme etkisiyle tekrar açıldığını ve kendi kendine kapanmayacağını söyledi doktorum. Başka bir doktor arkadaşını çağırdı, bu sefer ki doktorumuz Estetisyen idi. İkinci bir ameliyat gerektiğini ve ikinci dikiş ile kurtarmaya çalışacağını belirtti. Bu da başarılı olmazsa vücudumun başka bir yerinden parça alıp, bu alan yama yapacağını söyledi (tıbbi terimler, transplantasyon gibi şeyler söyledi ancak ben anlatırken daha anlaşılır olsun istedim).

10 Haziran 2017'de ikinci ameliyatı oldum, bu sefer bana göre eksi model dikişler atılmıştı. (Estetik olmayan) Benim için ameliyat izi ya da eski usul fark etmez. Yeter ki yara kapansın ve iyileşme sürecinde bir sonraki adıma (gerçekten adım atma kısmına) geçmek istiyordum. Bu bölgenin altında çok fazla doku olmadığını, kan akışının da çok olmadığını söylediler. Sigarayı bırakmamı tavsiye ettiler. 10 Haziranda sigarayı da bıraktım. Bugün 24 Haziran 2017 (Ramazan Bayramı Arefesi) ayağımda Walker ve hala ameliyat yarasının kapanmasını bekliyorum. Bir sonraki kontrolüm Bayram sonrasına. O zamana kadar ayak bileğimi kıpırdatmamam gerektiğini söylediler (Bu arada bir Ortopedi, bir Estetik cerrah arasında kontrollere gidiyorum. Ortopedi uzmanı oynatmaya başla diyor, Estetik Cerrah sakın kımıldatma. B seçeneğini kullandım, kıpırtdatma). Kontrol sonrası durumu tekrar yazarım, ama bu ara yaşadıklarım ve tecrübelerim hakkında bir kaç bilgi vermek istiyorum. 

Birincisi mutlaka sabırlı ve pozitif olun. Kendinizi üzmeye değmez, çaresizliğe kapılmayın. Hemen hemen her aşil tendon ameliyat sonrası yaşanıyor bu süreçler. Düşme olayının kimsenin başına gelmemesini temenni ederim. Bastonları kullanmayı öğrenin, ıslak zeminlerde mutlaka dikkatli olun. Ya değnekleri kullanmayın ya da etrafınızda size yardımcı olabilecek birileri varsa onlardan yardım alın. Size önerilen yardımları mutlaka kabul edin. Kimseye zahmet olacak diye düşünmeyin, başka birisi sizin durumunuzda olsa sizde yardım etmek için elinizden geleni yaparsınız, o yüzden geri çevirmeyin.

Beslenmenize dikkat edin, protein, A ve C vitamini yaraların iyileşmesinde yardımcı oluyor. Olabildiğinde doğal yollardan beslenin. Çevrenizde sevdikleriniz, arkadaşlarınız mutlaka olsun. Yalnızlık insanı belli bir süre sonra sıkmaya başlıyor. Kitap okuyun, film izleyin, oturarak yapabildiğiniz hobileriniz varsa onları yapın.

Görüşmek üzere...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Geçmiş olsun, çok güzel anlatmışsınız